2025 yılının küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, daralan dış talep ve yurt içinde uygulanan sıkı finansal koşullar nedeniyle sanayi sektörü için sabır ve dayanıklılık yılı olduğunu ifade eden Kesikbaş, Türkiye ekonomisinin Orta Vadeli Program’da öngörülen büyüme tahminlerinin üzerinde bir performans sergilemesinde sanayi sektörünün büyük payı olduğunu söyledi. Mevcut büyümenin potansiyelin altında kaldığını dile getiren Kesikbaş, enflasyonun kontrol altına alınması ve finansal istikrarın sağlanmasıyla sanayinin yeniden öncü rol üstleneceğini belirtti.
Eskişehir sanayisinin tüm olumsuz koşullara rağmen üretimini, ihracatını ve istihdamını koruduğuna dikkat çeken Kesikbaş, kentte 1.800’ün üzerinde üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, ESO’nun ise 1.500’ü aşkın üyesiyle sanayinin temel yapı taşlarından biri olduğunu aktardı. Eskişehir sanayisinin toplam cirosunun 10 milyar dolara, ihracatının ise 4,75 milyar dolara ulaştığını belirten Kesikbaş, 2026 yılı ihracat hedefinin 5 milyar dolar olduğunu ifade etti. Eskişehir’in dış ticaret fazlası veren ender sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.
Sanayinin Eskişehir için yalnızca ekonomik değil, sosyal bir güç olduğuna işaret eden Kesikbaş, 100 bini aşkın istihdamla kentte her üç aileden birinin geçimini sanayi sektöründen sağladığını kaydetti. Sanayinin gayrisafi hasıla içindeki payının yıllar içinde yüzde 40’ın üzerine çıktığını söyledi.
Eskişehir’i diğer sanayi kentlerinden ayıran en önemli unsurun yüksek teknoloji ve katma değerli üretim olduğunu vurgulayan Kesikbaş, ihracatın yüzde 30’unun orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluştuğunu, bu oranla Eskişehir’in Türkiye genelinde lider konumda bulunduğunu belirtti. Kilogram başına ihracat değerinin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu aktaran Kesikbaş, Eskişehir’in uçak, helikopter ve insansız hava araçları motorlarından lokomotif ve gemi motorlarına kadar geniş bir alanda üretim yaparak Türkiye’nin motor üretim merkezi haline geldiğini söyledi.
2026 yılına ilişkin beklentileri de değerlendiren Kesikbaş, belirsizliklerin devam ettiğini ancak doğru reform adımlarıyla toparlanma sürecine girilebileceğini ifade etti. Devlet tarafından 2026’nın reform yılı ilan edilmesinin öngörülebilirlik açısından önemli olduğunu vurgulayan Kesikbaş, verimlilik, dijital dönüşüm, Ar-Ge ve yeşil dönüşümün sanayi için öncelikli başlıklar olması gerektiğini dile getirdi.
Kesikbaş, açıklamasının sonunda tüm zorluklara rağmen üretimden, ihracattan ve istihdamdan vazgeçmeyen sanayicilere ve emekçilere teşekkür ederek, 2026 yılında güven ortamının güçlendiği ve belirsizliklerin azaldığı bir döneme girileceğine olan inancını paylaştı.




